Seyahat,

Akdamar Adası Nerededir?

Akdamar Adası, Van ve Bitlis illeri arasında Van Gölü’nün içinde yer alan büyük bir adadır. Van’ın Gevaş ilçesi sınırları içerisinde yer alan adada Ermeniler’den kalma bir kilise bulunmaktadır.

Kıyıdan 4 km. uzaklıkta eşsiz bir manzaraya ve doğal güzelliğe sahip olan ada tarihi dokusuyla da fazlasıyla dikkat çekiyor. Van Gölü’ndeki en büyük ada olup, uzunluğu 1.5 km ve genişliği 500 metredir. Ortaçağ Ermeni mimarisinin en belirgin ve en önemli eserlerinden tarihi Akdamar Kilisesi de bu ada üzerinde bulunmaktadır. Adanın güneydoğusuna bulunan kilise, Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel’ e yaptırılmıştır Görülmeye değer bu doğal güzelliklere ve tarihi dokuya Gevaş kıyı şeridinden kalkan teknelerle 20 dakikada ulaşabilirsiniz. Ada hakkında anlatıla gelen en dikkat çeken konular Akdamar efsanesi ve Van Gölü Canavarı’dır. Akdamar isminin o bölgede anlatılan Ermeni Keşişin güzel bir kızı ile civar köylerdeki bir çoban arasındaki aşk konulu efsaneden geldiği belirtilmektedir. Uzun yıllar belli dönemlerde dile getirilen ama varlığı daha kanıtlanmamış Van Gölü Canavarı’nın Akdamar Adası’nda yaşadığı iddia edilmektedir.

 

Akdamar Efsanesi

Bir zamanlar;

Akdamar Adası’nda Ermeni bir keşiş ve güzelliğiyle dillere destan kızı yaşar. Civarda herkesin güzelliğini konuştuğu kızın adı Tamara’ dır. Adanın karşısındaki köylerden birinde yaşayan Türk bir çobana aşık olur. Neredeyse her gece çoban ile Tamara buluşur. Çoban her gece Tamara’ yla buluşmak için 4km uzaklıktaki adaya yüzer. Tamara ise yerini belli etmek için fenerle çobana işaret verir ve onu bekler. Belli bir zaman sonra bu durumu Tamara’ nın babası olan keşiş öğrenir ve kızının çobanla görüşmesini engellemek ister. Bir gece eline aldığı fenerle adanın kıyısına iner ve feneri yakıp söndürerek işaret vermeye başlar. Bunu gören çoban göle girer, her zamanki gibi yüzerek adaya geçmeye çalışır. Keşiş elindeki fenerle adada sürekli yer değiştirerek çobanın yüzmekten yorulmasını sağlayıp gücünü yitirmesine sebep olur. Uzun süre yüzmekten gücü tükenen ve nefes nefese kalan çoban ”Ah Tamara, Ah Tamara” şeklinde Tamara’ nın ismini sayıklayarak boğulur. O günden sonra adanın ismi ”Ah Tamara” olarak kalır.

Günümüze de Akdamar olarak gelir.